Niçin Olmasın?

nicin
Potansiyel; sabitlenmiş bir nitelik değildir. Latincedeki “potentia” kelimesinden türetilen potansiyel, güç ve yetenek, yapabilmek anlamına gelir. Kısacası potansiyel, öğrenme ve herkeste kalıtsal olarak bulunan şeyleri geliştirme kapasitesidir.

Kuşkusuz potansiyelimizin sınırlandırıldığı belki birkaç yol vardır. Örneğin; boyumuzun genetik olarak saptanmış olduğu ve bazı insanların bazı şeylere doğuştan yetenekli olduğu da açıktır. Fakat en önemli keşiflerden birisi; iyi yapılmış bir şeyin tanımlanabilecek olması ve başkalarına da öğretile bilmesidir. Bu hepimizin olimpiyatlara katılan bir sporcu, büyük bir iş adamı ya da dünya şampiyonu olabilecek kadar iyi bir satranç oyuncusu olabileceği anlamına gelmez. Fakat atletik yeteneklerimizde, ticari zekâmızda ve daha iyi satranç oynayabilme kabiliyetimizde iyileştirme yapabileceğimiz anlamına gelir. Tabii istiyorsak;

Var olan potansiyelimizi geliştirmemize şunlar yardımcı olabilir;

  • Bir şeyi onu hedef yapabilecek kadar istemek ( İSTE )
  • Yapan insanların bunu nasıl yaptıklarıyla ilgi ulaşılabilir ve faydalı parçalar halinde yeterli bilgiye ulaşmak. ( TAKİP ET )
  • Hedefinizi, şu anda yaptığınız şeylerle yapmak istediğiniz şeyler arasındaki uçurumu köprü yapabilecek bir dizi basamak halinde parçalamak. ( KOLAYLAŞTIR )
  • İster dışarıdan gelen bir destek ya da rehberlik olsun, ister kendi kendinize rehberlik yapmanız ve kendi kendinizi cesaretlendirmenizle olsun hedefinize doğru yürüdüğünüz yolda ilerlemeye devam etmek. ( YILMA )
  • Sürecin her aşamasını kendi içinde zevkli ve ödüllendirici yapmanın yollarını arayın. Yaptıkları şeyi gerçekten mükemmel yapan insanlar genellikle onu görünürde çaba harcamaksızın ve kolayca yaparlar. ( HEYECAN DUY )

Bir şeye ne kadar yetenekli olduğumuzu gerçekten bilemeyiz fakat doğru ortamlar oluşturulursa kabiliyetimizi önemli oranda geliştirebileceğimizi biliriz.

Ne istediğinizi düşündüğünüzde, iki şey sizi bundan alıkoyabilir; ilki olmayacak tutkuların coşkusuna kapılmanızdır. (Piyangonun size çıktığını düşündüğünüz gibi ). İkincisi, aynı oranlarda gerçek dışı bir hayal kırıklığıdır. ( Asla… olamayacağım ) ileriye doğru yapılabilecek önemli bir adım gerçeklik kontrolüdür:

Kendinize şu soruları sorun:

  • Bunu yapabilmem için nelere ihtiyacım var?
  • Bunu yapamayacağıma düşünmeme sebep olan şey ne?

Bu sorular bir yandan olmayacak fantezilere kapılmanızı önlemeye yardım ederken diğer yandan sizi gereksiz ve sınırlayıcı uyarılardan da korur.
Küçük bir market işletmecisini milyoner yapan şey nedir? Parlak bir fikri olan bir adamı başarılı bir mucit yapan şey nedir? Yaşlı bir hanımı meşhur bir yazara dönüştüren şey nedir? Birçok şey ve iyi bir şans; fakat onların hepsinin sahip oldukları ortak bir nokta vardır: hayal kurmaya cesaret ederler. Elbette hayallerinizi gerçeklere dönüştürmek çaba gerektirir ve zaman alabilir, fakat başarı istediğiniz şeyin gerçekleşebilme ihtimalini göz önünde tutmanıza dayanır.

Birçok insan bir şeylere gerçekten başlamadan önce kendi kendilerini durdururlar. Aklınıza parlak bir fikir gelmişken bundan vaz geçmenizi engelleyecek veya yapmak istediğiniz ya da olmak istediğiniz bir şeyi düşünmenizi sağlayacak bir yol var ki; kendi kendinize ‘’Niçin olmasın? ‘’ sorusunu sormanızdır.

Bazen bu soru öncelikle yapılması gereken şeyleri ortaya çıkarır. Herhangi bir şey varsa, kesinlikle onlar hakkında bilgiye ihtiyacınız olacak. Eğer engeller varsa, onların etrafından geçen yollara ihtiyacınız olacak. Fakat bazen bu soru size kendi ihtiraslarınızın (ki bunlar üstesinden gelmeniz gerekecek olan şeylerdir.) korkusundan başka gerçek bir engelin olmadığını gösterir.

Garry Player uzun yıllar yerel ve uluslar arası golf turnuvalarında başarıyla oynayan usta bir golf oyuncusuydu. İnsanlar ona sürekli şöyle diyorlardı:
“Topa sizin gibi vurmak için her şeyimi verirdim”

Bir gün yine aynı sözlerle karşılaşan Player, sonunda kendini tutamayıp karşılık verdi:
“Hayır vermezdiniz. Topa benim gibi vurabilmek için her şeyi ancak kolay olsaydı yapardınız! Topa benim gibi vurmak için ne yapmanız gerekiyor biliyor musunuz? Her sabah saat 05.00 da kalkıp, golf sahasına gidip bin tane topa vurmanız gerekiyor. Elleriniz kanamaya başlayınca kulüp binasına gidip elinizdeki kanı temizledikten sonra bir bant yapıştırıp, bin tane topa daha vurmanız gerekiyor. İşte o zaman topa benim vurduğum gibi vurabilirsiniz.”

Şu anda, evet şu anda, hayatınızdaki aktivitelerin dengesini anlarsanız hem onu şimdi ne kadar isteyip istemediğinizi hem de zamanla nasıl artarak çoğalabileceğini değerlendirmeye başlayabilirsiniz.

Murat Koçyiğit

1984 İstanbul doğumludur. İlkokulu İstanbul’da, ortaokul ve liseyi Antalya’ da tamamladı. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Biyoloji Bölümünden mezun oldu. İlaç sektöründe tanıtım uzmanı olarak görev yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı eğitmen, sertifikalı NLP uzmanı ve bireysel koçtur.

Etiketler: , ,
Kategoriler: Blog

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Yeni Kitabım Çok Yakında Sizlerle…

Yeni Kitabım Çok Yakında Sizlerle…

Facebook’tayım

Twitter’dayım